Tip 2 Şekerden Kurtulmak Mümkün mü?


Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012 yılı verilerine göre, dünyada 225 milyon Tip 2 diyabetli var. Bu rakamın 2025 yılında 443 milyon civarına çıkacağı tahmin ediliyor. Ömür boyu süren şeker hastalığı, kişiyi günlük yaşamında oldukça zorluyor.
şeker-hastalığı
Akdeniz Ü. Tıp Fak. Gen. Cer. Abd Üyesi Prof. Dr. Güner Öğünç;
“Şeker hastası olmak demek ömür boyu hastalıklı olmak demek. Yani kişi ömür boyu ilaç kullanacak. Bunlar hap şeklinde olan ilaçlar olabilir, insülin şeklinde iğne yapması gerekebilir. Yine tüm yaşamı boyunca diyet yapmak mecburiyetindedir. Ve tüm yaşamı boyunca spor yapmak mecburiyetindedir” diye konuştu.
Hasta tüm bu kurallara uysa da zamanla bazı organlarında tahribat meydana gelebiliyor.
Öğünç; “Sadece şeker hastalığı, kişinin şekerinin kan şekerinin yüksek olması anlamına gelmiyor. Tepeden tırnağa pek çok organı etkileyebiliyor. Bunların başında da en fazla etkilediği organ böbrekler ve göz. Yine böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden birisi şeker hastalığı” şeklinde konuştu.
İstanbul’da özel bir hastane ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uygulanan ameliyat yöntemi bu hastalara umut oldu.
Obezite cerrahisi sırasında uygulanan ameliyat yöntemiyle, kişinin Tip 2 diyabetten kurtulduğu gözlendi.
Bunun üzerine uzmanlar, Tip 2 diyabetli olan kişilerde de bu yöntemi uygulamaya başladı.
Güner Öğünç; ” Alınan gıdalar mideden sonra 12 parmak bağırsağına geçiyor ve oradaki bir takım enzimlerle temas ediyor. Pankreas salgısı da aynı şekilde. Biz burada pankreas salgısının yerini değiştiriyoruz. Diğer taraftan alınan gıdaların ince bağırsakta temas ettikleri yeri değiştiriyoruz. Ve bunun sonucunda da yaklaşık çok kısa sürede bir hafta on günde şeker hastalığı düzeliyor” dedi.
Ameliyat, şeker hastalarına umut vaad ediyor.
DEVAMINI OKU 5 Mart 2013 Salı apk file 0 yorum

Migren Çaresi Botoks mu?


Baş ağrılarının büyük bir çoğunluğunu migren tipi ağrıların oluşturduğunu açıklayan Viva Kalp ve Beyin Sağlığı’ndan Nörolog Prof. Dr. Dilek İnce Günal, “Migren, daha çok eğitimli, yüksek düzey çalışan, stresle iç içe olan kişilerde daha fazla görülüyor.
bas-agrisi
Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen migren, hormonların etkisiyle gençlerde daha zorlayıcı. Menopozdan sonra kadınlarda migren ataklarının azaldığı biliniyor. Migrende genetik yatkınlık büyük bir risk ama stresle birlikte görülme olasılığı daha da artıyor. Ayrıca migren bazı hastalıklarla beraber görünmeyi de çok seviyor. Titiz, düzenli, kural sever, stresli kişiler bir bakıma daha takıntılı kişilerde daha fazla ağrı görülür” diye konuştu.
Migren ağrısının zonklayıcı karakterde, genellikle şiddetli ve tek taraflı olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Günal, “Ağrının şiddeti nedeniyle yapılan işinizi bırakır, randevunuz varsa iptal etmek zorunda kalırsınız. Fiziksel aktivite, yürüyüş yapmak ağrıyı daha da artırır. Ağrının hafiflemesi için mümkünse karanlık, sessiz bir ortamda uyuyarak dinlenmek gerekir. Migren ataklarını üst üste günlerce yaşayan hastalar da var. Bu atakların görülme sıklığını azaltmak için koruyucu tedavi uyguluyoruz. Ağrı derecesine göre özel migren atak tedavi ilaçları ve iğneleri kullanıyoruz. Koruyucu tedavi ilaçlarında hasta her gün düzenli ilaç kullanır ve ağrının sıklığı azaltılmaya çalışılır” dedi.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Günlük Kalori Alımını Azaltmak İçin Pratik Yöntemler

kalori azaltma Günlük Kalori Alımını Azaltmak İçin Pratik YöntemlerUzmanlar her ne kadar düzenli bir beslenme planıyla kilo vermemizi önerseler de arada günlük kalorileri hesaplayarak aşırı kalori almamak da etkili bir çözüm olabiliyor. Kalorileri kalem kalem hesaplamak yerine aşağıda sayacağım bir kaç yöntemle günlük kalori alımınızı düşürebilirsiniz.
Pişirme yöntemleri
Pişirme yöntemlerinizi değiştirerek günlük 100 ve 100 den daha fazla kaloriden tasarruf edebilirsiniz. Yemekleri bol yağ ve tereyağı kullanarak pişirmek yerin tavuk suyuyla pişirmek bunlardan biri olarak sayılabilir. Böylece 2 yemek kaşığının vereceği 200 kaloriden tasarruf etmiş olursunuz. Ve ya yemek yaparken tavayı ince bir şekilde kaplayacak kadar yağ ile yağlamak da tasarruf sağlayacaktır.
Kalorisiz içecekler
Şekerli içecekleri her ne kadar keyifle tüketsek de hücrelerimiz için işler biraz daha karmaşık. Şekerli içecekler yiyeceklerden çok daha fazla kalori almamıza neden oluyorlar maalesef. Şekerli içecekleri tüketmek yerine su, kefir, ayran ya da maden suyu tüketmek daha akıllıca olacaktır.
Kahveler
Aramalı, şekerli ve kremalı kahvelere de özellikle dikkat etmek gerekiyor. Keyifle içtiğimiz bu kahvelerde oldukça fazla kalori barındırıyorlar aroma ve kremalarının içerisinde. Sütlü ve kremalı bir kahve yerine az sütlü ya da şekerli kahveler size 100 kalori tasarruf sağlayacaktır.
Porsiyonlar
Yemek çeşitliliğinin artması elbette porsiyonlarımızın büyüklüğünü de etkiliyor. Büyük tabaklardan ve fazla porsiyonlardan kaçınmakta sizi fazla kalorilerden uzak tutacaktır. Porsiyonlarınızı küçültmek ya da arkadaşlarınızla paylaşmak, dışarı çıktığınızda atıştırmalıkları fazla kaçırmamaya çalışmak da aldığınız kalorileri dengelemenizi sağlayacaktır.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Omurilik Tümörü Nedir

Genel anlamıyla omurilik tümörü omuriliğin kendisinden zarından ve çevre doku olan kemik dokudan omurgadan kaynaklanan tümörlerdir.
Beyin tümörlerinin aksine görülme olasılıkları daha düşüktür. Omurilik zarının dış kısmında oluşan tümörler ekstra dural iç kısmındakiler de intradural tümör olarak adlandırılırlar. Duralın alında olan tümörlerde ikiye ayrılmaktadır. Omuriliğin içinde olmayan duralın altında olan tümörler ve hem duralın altında hem de omuriliğin içinde olan tümörler olarak ayrılmaktadır. Ekstra dural denilen ve duralın dışında oluşan tümörlerde kendi aralarında primer tümörler yani o bölgeden kaynaklanan tümörler veya o bölgeye sıçramış tümörler meta statik olarak adlandırılır.
Duralın dışında olan tümörlerin çoğu meta statik tümörlerdir. Genelde kişiden kişiye değişmesine rağmen meta statik tümörler cilt böbrek göğüs gibi vücudun diğer organlarında bulunan tümörlerin omuriliğe sıçraması sonucunda oluşur. Tümör belirtileri ise haplara inat ağrımaya devam eden ve uykudan uyandıran bel ve sırt ağrıları çok önemlidir ve dikkat edilmesi gerekmektedir. Diğer belirtileri ise omurgada eğrilik idrar tutamama vücudun bazı yerlerinde güçsüzlük ve duyu problemleridir.
Bu tarz şikâyetleri olan hastalar mutlaka nörolojik tedaviden geçmelidirler. Omuriliği gösteren emarın çekilmesi ve kontrol edilmesi hastalığın tanısında önemli yer tutmaktadır. Genel anlamda omurilik tümörlerinin büyük bölümü mikro cerrahi yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Omurilik zarının etrafındaki tümörlerin tedavisinde cerrahi müdahaleyle birlikte radyoterapi ve kemoterapi yöntemi de kullanılmaktadır.

http://www.kalemintersi.com/
DEVAMINI OKU 1 Mart 2013 Cuma apk file 0 yorum

Obezite ve Zayıflama

obeziteObezite demek şişmanlı demek değil aşırı şişmanlık demektir. İnsan sağlığı için ne çok zayıf olmak iyidir nede çok şişman olmak. Zayıflık ve şişmanlık fazla tehlikeli sayılacak ve durum değildir ama dikkat etmekte fayda vardır. Yalnız aşırı zayıflık veya aşırı şişmanlık insan sağlığı açısından oldukça tehlikeli bir durumdur. Biz bugünkü yazımızda aşırı şişmanlığı yani obezite hastalığını ve bu hastalığı nasıl yenip sağlıklı bir birey oluruz onun yollarından bahsedeceğiz. Dünyada obezite aldı başını gidiyor. Obezite hastalığı geçmiş yıllarda genellikle genetiğe bağlı olarak ortaya çıkmaktaydı. Ama özellikle bu durum son 3 – 4 yılda değişmeye başladır. Artık aşırı kiloluluk genetik faktörlere oranla dengesiz ve düzensiz beslenmeye baylı olarak ortaya çıkıyor. Ülkemizde obezite olma yolunda emin adımlarla yavaş yavaş ilerliyor. Aşırı şişmanlığa neden olan en büyük faktör fast food ve abur cubur diye adlandırdığımız yiyecekleri fazlaca tüketmemizden kaynaklanmaktadır. Bu yiyeceklerde fazlaca kimyasal madde bulunduğundan vücudumuzun metabolizmasını alt üst etmekte ve buna bağlı olarak da vücutta aşırı derecede yağ birikmeye başlamaktadır. Bir diğer husus ise; artan strese bağlı alarak yaşadığımız üzüntülerde zamanla devam ederse; bu durum bizde depresyona yol açabiliyor ve bizi aşırı yemek yemeğe itiyor. Hal böyle olunca da farkına varmadan yavaş yavaş kilo alıp obezite olma yolunda ilerliyoruz ne yazık ki. Öyle ise aşırı kilolu olmamak için fast food ve abur cubur gibi yiyeceklerden uzak durmalıyız.
Diyelim ki obezite hastalığına yakalandınız ve aşırı kilo aldınız. Bu durumda tedavi olmak için kesinlikle ve kesinlikle kendi kendinize diyet yapmaya kalmayınız. Hele hele televizyonda gördüğünüz zayıflama ilaçlarını, kapınıza gelen satış elemanlarının size sundukları zayıflama ilaçlarına katiyen tenezzül bile etmeyiniz. Çünkü o ilaçları hep çoğu sağlık bakanlığı onaylı değil ve sağlığınız için aşırı derecede yan etkileri bulunmakta. Pekala, ne yapacağız o zaman dediğinizi duyar gibiyim. Yapacağınız en doğru şey mutlaka ama mutlaka bir uzman doktordan yardım almanızdır. Ve aslında bu işin en önemli parçası zayıflamak istediğinize gönülden inanmaktır.

kaynak : http://www.kalemintersi.com/
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Şifalı Bitkileri ne Kadar Tanıyorsunuz

sifali_caylar_dHepinizin muhtemelen kulaktan dolma birtakım bilgileriniz vardır; adaçayı, sarımsak veya ananasın sağlığımıza olan faydaları hakkında herhalde bir şeyler okudunuz veya duydunuz. Evinize gelen misafir size hiç duymadığınız bir bitki adı söyledi “A, bu da bel ağrısına mı iyi geliyormuş?” diye şaşırdınız. Evet, bugün bu bitkilerin hayatımıza nerden girdiği hakkında fikirlerimi belirtmek isterim.
Sağlık konusunda çok hassas bir aileden geldiğim için, yararlı olabilecek her şeyi denedim diyebilirim. Bitkisel çaylar, nane, tarçın gibi baharatlar çocukluğumun vazgeçilmezi oldular. Tabi gün geçtikçe, iş-okul baskısını bünyemize bindirdikçe, kendi sıhhatimizi düşünecek enerjimiz kalmadı hiçbirimizin, ama bitkisel besinler hem içerdikleri vitaminler hem de vücudu dinlendirici, kolay sindirilebilir olmasından ötürü sofralarımızın vazgeçilmezi olmaya devam ediyorlar.
Mesela ben yemek yapmayı sevmem; ama ola ki bir kez kalkışayım, içine mutlaka biraz nane veya kekik ekerim. Hem yediğimi tatlandırır hem de gün boyu huzurlu kalmamı sağlar. Sıcak yemeklerinize mutlaka koymanız gereken, nane, kekik veya sarımsak gibi bitkiler aklınızda bulunsunlar.
Diyelim ki, yemeği bitirdiniz, sindirimi kolay olsun maksadıyla bir yürüyüşe çıktınız – ama o da ne? Kan şekeriniz bir bakmışsınız yerlerde sürünüyor. E halbuki, henüz yemek yemediniz mi? Durun telaş yapmayın canım. İmdadınıza bir bardak nar suyu yetişecek. Hem de serinlemiş olursunuz. Özellikle yaz aylarının favori meyvesi olan nar, kurtarıcınız olmaya devam ediyor.

kaynak : http://www.kalemintersi.com/
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Midyenin Faydaları Nelerdir?


Omega 3 bakımından oldukça zengin ve çok az kaloriye sahip olanmidye şimdi sağlık sektöründe de kullanılmaya başlanacak. Bilim adamları midyenin kayalara tutunmasını sağlayan maddenin yaraların iyileştirilmesinde ve çocuk düşüklerine karşı etkili olacağı görüşünde. Bu düşünce ışığında çalışmalara ise çoktan başlandı.

Bilim adamlarının keşfettiği midyenin bu sırrı diyabet hastalarının iç organlarına eklenen insülinin yapışmasın da da görev alacak. Bu yapışkanlar bir yetişkini rahatlıkla taşıyabilecek güçteler ve su içinde bu yapışkanlıklarını korumaları bu sırrın birçok alanda kullanılabileceğini bize açıkça gösteriyor.

Parkinson hastalığında çoktandır kullanılan bu yapışkanın adının dopa olduğu ve birçok hastalıkta da etkili ve güvenle kullanılabileceği Boston’ da yapılan bir konferansta da anlatıldı. İnsan vücudu tarafında tolere edilebilen ve herhangi bir yan etkiye mahal vermeyen bu yapışkan birkaç maddenin eklenmesiyle de çok daha güçlü hale getirilebilecek durumda. İlerde birçok yerde görebileceğimiz dopa gün geçtikçe önemini ve kullanım alanını genişletmeye devam ediyor.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Sarımsağın Faydaları,Kansere Karşı Sarımsak


Yemeklerin vazgeçilmezi sarımsak, her ne kadar kötü kokusuyla ün salmış da olsa kansere karşı birebir olduğu herkesçe biliniyor. Sarımsağın tek yararı ise kansere karşı değil. Başta grip olmak üzere birçok hastalığa mucize çözüm olarak görülensarımsak, günde 2, 3 diş yenilirse sizi birçok hastalığa karşı bağışıklı hale getiriyor.

Sarımsağın yararları arasında bakterileri, virüsleri hastalık yapan mantarları ve parazitleri öldürücü etkileri sayılabilir. Ayrıca bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesi de olası hastalıklara karşı direnci oldukça arttırıyor. Antibiyotiklere nazaran doğal bir çözüm olduğu için de aç karnına ve fazla miktarda alınmadığı sürece herhangi bir yan etkiye sahip değil. Mide rahatsızlıkları ve ülseri olanların ise sarımsağı tüketirken daha dikkatli olmaları gerekiyor.

Taşköprü sarımsağı ise son zamanlarda adını duyduğumuz fakat çoktandır hayatımızda olan bir sarımsak türü. Sarımsak türleri arasında en etkilisi olarak görülen, ihracatta en çok kullanılan ve turşu, konserve ve sucuk yapımlarında daha keskin aroma ve kokuya sahip olduğu için en çok tercih edilen sarımsak türü aynı zamanda. Antikansorejen etkisi en çok olan, kanserli hücrelerin yayılmasını durduran bir tür olması da günlük tüketimde tercih edilmesi gereken başlıca tür yapıyor taş köprü sarımsağını.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Uyku Sorunlarınıza Çare Bulun


Uykusuzluk ve diğer uyku problemlerinin genel sebebi yaşam bozukluğudur. Hayatın düzensizliği, dengesiz beslenme ve bilinçsiz ilaç kullanımı uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Bunun yanısıra gerek iş, gerekse sosyal amaçlı kullanılan bilgisayar göz yorgunluğu sebebiyle uyku güçlü oluşturabilmekte. Özellikle karanlıkta televizyon izleme, bilgisayar kullanma gözü fazlaca yormaktadır. Göz doğrudan beyinle bağlantılır. Dolayısıyla göze etki eden birçok unsur beyini yakından ilgilendirmektedir.
uykusuzluk
Uyku sorunlarından kurtulmak için birbirinden farklı birçok yol bulunabilir. Uyku durumu kişiden kişiye farklılık gösterir. Dolayısıyla uykusuzluk tedavisine herkesin vereceği yanıt farklı olacaktır. Uykusuz geçen geceler kişiyi olumsuz bir hayata sürükler. Uykusuz bir insan güne yorgun uyanır. Konsantre güçlüğü çeker ve zaman zaman başağrısı görülür. İnsanlar bu durumda kurtulmak için çeşitli yollara başvurur. Kimisi hekim kontrolünde ilaç kullanırken, kimisi sadece tavsiyeleri uygular.
Her insanın kendine ait uyku döngüsü vardır. Kişi uykudayken beyin uyku döngüsünün tam katları şeklinde uykuyu tamamlarsa sağlıklı uyku gerçekleşmiş olacaktır. Bu sayede uyku sorunu yok olacaktır. Uykusuzluktan kurtulmak için çok uyumak bir çare değildir. Uyku döngüsü tamamlandığında miktar az da olsa kişi uykusunu almış gibi uyanabilmektedir.
Uyku döngüsü hekimlerce tespit edilebilir. Tedavi bu yönde gerçekleştirilebilir. İnsanlar son zamanalarda uyku sorununa yönelik uyku hapı alarak bu sorundan kurtulmaya çalışırlar. Uyku sorunu için kullanılan hapların dozları zaman geçtikçe etkisizleşmeye başlayacak ve doz artırımı gerekecektir. Bu da vücut için iyi bir sonuç değildir.
DEVAMINI OKU 20 Şubat 2013 Çarşamba apk file 0 yorum

Baş Ağrısından Kurtulamıyorsanız Okuyun!


Bir insan günlük aktivitelerini gerçekleştirebilmesi için sağlıklı bir bedene sahip olması gerekir. Bunun yanısıra uykunun gün içindeki payı çok büyüktür. Uyku sağlıklı gerçekleşmezse baş ağrısına neden olabilir. Günlük aktivitelerin yapmasını engelleyen sorunlar her ne olursa olsun çözümlenmiştir ve çözümlenebilir.
bas-agrisi
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2011 raporuna göre baş ağrısı nedeniyle doktora başvuran hastaların %30’u migren, %35’i gerilim tipi baş ağrısı, %12’si ise migren ve gerilim tipi baş ağrısından yakınmaktadırlar. Geri kalan %6′lık kısım aşırı ilaç kullanımı nedeni ile baş ağrısına sebep olmaktadır.
Migren yaygın olarak bilinen, gerilim tipi baş ağrısından daha şiddetli ağrıdır. Bu tür baş ağrıları kişinin günlük işlerini yapmasını ve sosyal hayatını olumsuz etkiler. Ayrıca migrene ışık yoğunluğu, hafif ya da yoğun kokulardan kaynaklanan kusma eşlik edebilmektedir. Gerilim tipi baş ağrısı basit ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Düşük dozdaki bir ilaç gerilim tipini durdurabilir.
Düzenli uyku: Her gün belirli zamanlarda uyuyup uyanmalısınız. Hafta sonları çok fazla, hafta içi ise çok az uyumak sakıncalıdır. Çoğu erişkin için gece ihtiyaç duyduğu uyku süresi yaklaşık 6-8 saattir. Uykudan baş ağrısı ile uyanmak olası bir uyku bozukluğunun göstergesidir.

Baş ağrılarından kurtulmak için günlük hayatımız nasıl olmalı?

• Düzenli egzersiz
• Bol miktarda sıvı tüketmek
• Kafein, alkol ve ilaç alımını sınırlandırmak
• Stresi azaltmak
• Depresyon tedavisi
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Burun Tıkanıklığı ve Kurtulma Yolları


Burun tıkanıklığı genelde iltihaplanmış kan damarları nedeniyle olur. Bu her yaşta meydana gelir. Aşırı mukus burun boşluğunda şişliğe neden olur. Bu bebeklerde olduğunda sorun daha ciddi olabilir. Soğuk algınlığı ve grip hastalığından muzdarip olan hastalar da burun tıkanıklığı ile karşılaşabilir. Burun tıkanıklığı primer hastalık olarak ortaya çıkabilir. Aşağıda kolayca kullanılabilecek ve ev yapımı ilaçları anlatacağız.
burun tıkanılığı
Çözüm-1
2-3 domates, 1 bardak su bir kase içinde ezilir. Domatesler suda kaynatılır. Sonra tereyağı, 1 çay kaşığı pul biber ve biraz ezilmiş sarımsak ekleyin. İyice karıştırın. Sonra günlük olarak hazırlanan be karışımı, günde 3 defa için.
Çözüm-2
2 dakika boyunca karabiber gazı solumak veya toz karabiberi ısıtın. Sonra toz karabiberin dumanını solumak.
Çözüm-3
Yumuşak pamuklu bez alın ve içine iki yemek kaşığı karambol tohumları iyice ezdikten sonra koyun. Toz karambol burunda tahrişe neden olabilir. Bunun için bezi burnumuza yakın ama güvenli bir mesafede tutmak. Günde bu solumu 3-4 kez tekrarlayın.
Çözüm-4
Hasta sıcak ve baharatlı yiyecekler yiyerek tıkanıklığı temizleyebilir. Mide rahatsızlıkları olan hastalarda bu tavsiye edilmez.
Hastanın bir KBB uzmanını ziyaret etmesi ciddi bir hastalığı olup olmadığını öğrenmesi önemlidir. Burun damlaları, spreyler ve burun tıkanıklığında yaygın kullanılan ilaçlardır.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Cildi Yaşlanma Etkilerinden Böyle Koruyun


Cilt sorunları yanlış kullanılan kozmetikler ve içilen suyun miktarına duyarlıdır. Yenilen ve içilen besinler vücuda faydası oluyorsa zararının da olacağını unutmamalıyız. Yediğimiz her besin fayda sağlarken fazlası vücudun farklı yerlerinde dışa vurmaktadır. Dolayısıyla cildi bozabilmektedir. Ispanak gibi sebzeleri yemek, soya fasulyesi, lif açısından zengin bir diyet uygulamak kurtarıcı bir hareket olabilir.
yaşlanma
İstenmeyen kırışıklıklar, kaz ayağı gibi cilt bozukluklarından kurtarabilirsiniz. Botoks enjeksiyonları bu tür oluşumları ortadan kaldırır. Ancak doğal bir görünümden uzaklaştırabilir. İleri seviyelere gelmeden her türlü uygulanabilecek antiaging tedavileri cildi koruyacaktır. Cildinizin temiz olmasına özen gösterin. Çünkü cildin nefes alması, gözeneklerin açık olması cilt sağlığı açısından büyük öneme sahiptir. Gözenekleri kapatan her türlü kozmetiklerden uzak durulmalı, kullanıldığı andan sonra temizliği mutlaka yapılmalıdır.
Birçok yöntemle göz kenarındaki kırışıklıklar, boyun kırışığı ve diğer yaşlanma belirtileri tedavi edebilir. Alın üzerinde oluşmuş olan kırışıklıklar kırışıklık önleyici kremlerle ve egzersizlerle de engellenebilmektedir. Yüz ve boyun egzersizleri yüz kaslarını çalıştırarak gerginliğin artmasını sağlar. Boyunda yaş ilerledikçe gıdı benzeri sarkmalar oluşur. Bunun önlemek egzersizlerle mümkündür. Düzenli yapılacak olan kas kasılmaları cildi daha diri tutacaktır. Çok fazla işlenmiş gıda yemek, susuz kalmak, düşük protein ve sebzeler yemek yaşlanmaya katkıda bulunur. Renkli sebze, kabak çekirdeği, zeytin yağı, omega 3 yağ tohumları, vb. gıdaları tüketmek kırışıklıkların belirgin görünümünü artırabilir. Bu sebeple bu tür gıdalardan uzak durulmalıdır.

DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Son Yılların Kabusu Aşırı Kiloluk

tartımEvet, başlıkta da belirttiğim gibi son 5 – 10 yılda özellikle de Avrupa ülkelerinde aşırı kiloluluk çağın hastalığı diyebiliriz. Öyle ki Avrupa’nın neredeyse %35 i Obezite hastası diyebiliriz. Bu oran gerçekten de bu sorunun ne kadar büyük olduğunu göstermekte. %35 oranında sabit kalsa yine iyi: her geçen gün bu oran artıyor! Peki, ülkemizde bu durum nasıl? Avrupa ülkelerine bakış çok çok iyi diyebiliriz. Ama hemen sevinmeyin! Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bizde de Obezite sayısı her geçen gün artıyor. Duyanınız olmuştur. Geçen hafta sağlık bakanlığı bu konu hakkında bir çıkış yaptı. ‘’Ben hiçbir diyet yatmadan ama kendimi de şartlandırarak 3 ayda 20 kilo verdim’’ dedi.
Sağlık bakanının yaptığı bu çıkış gerçekten de çok önemliydi. Çünkü ülkemizdeki bazı yankesici diye hitap ettiğimiz firmalar veya kaçakçılar; insanlarımızın zayıflama derdini suistimal edip bir sürü sahte zayıflama ilaçlar türettiler. Ve ilaçlar insan sağlığına oldukça zararlı. Bu ilaçların insanları zayıflattığı doğrudur ama insanı zayıflatırken de pek çok şeyi insandan alıp götürüyor insanın genetiğini değiştiriyor. Sonra bir bakıyorsun bu ilaçları kullananlarda 4 – 5 ay sonra hiç ailesinde ve yakınlarında rastlanmayan hastalıklar meydana geliyor. Tabii piyasadaki tüm ilaçlar böyle değil. Sağlık bakanlığının onayladığı ilaçlar doktor kontrolünde uygulanırsa gerçekten de çok düzel ve yan etkisiz sonuçlar alınabiliyor. Eğer sizde bir Obezite hastasıysanız kendi başınıza sağdan soldan duyma bitkisel ilaçlar veya kimyasal ilaçlar kesinlikle kullanmayınız. Yukarıda da dediğim gibi bu ilaçları kullanırsanız zayıflayacağım diye canınızdan olabilirsiniz; zaten bu durumun da pek çok örneği mevcut.
Eğer siz bir Obezite hastası değilsiniz ama biraz kilolusunuz. Bence bu durum için hiç doktora gidip ilaç kullanmaya gerek yok. Pekalada sağlık bakanının yaptığı gibi sizde kendinizi şartlandırıp sağlıklı beslenerek ve birazcık da spor yaparak zayıflayabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken günlük hafif tempoda 30 – 45 dakika koşmak. Ve sağlıklı beslenmek içinde her besinden düzenli bir şekilde almak. Bu arada unutmadan birde günde en az 2 litre su içerek. İşte bu kadar basit.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

İşitme Kaybı İçin Cihazlar

işitme cihazlarıİşitme sorunu yaşayan kişiler sesleri daha iyi algılamaları için bir takım cihazlar kullanır. Fakat uzmanlar bu cihazların kullanımının herkes için uygun olmadığını söylemekte. Kullanmak için bazı kriterler mevcut.
Öncelikle tek tarafında işitme kaybı ya da işitme sorunu olan hastalara işitme cihazları kullanması uygun değildir. Ancak belli bir frekansta olmak şartıyla her iki tarafında da sorun olan hastaların kullanması uygundur. Tabi ki de duyma cihazları kullananlar hiçbir zaman işitme kaybı yaşamayanlar gibi duyması mümkün değildir.
Bu cihazlar sadece dışarıdan gelen seslerin frekansına etki ederek o seslerin daha iyi ayırt edilmesine yardımcı olurlar. Gelişen teknoloji ve tıp ile birlikte işitme cihazlarından beklentilerimiz de doğal olarak arttı. Dijital işitme cihazlarından bilgisayar ve internet teknolojileriyle kullanılan cihazlara kadar son derece gelişmiş donanımlı cihazlar kullanılmakta. Artık neredeyse kişinin ihtiyacı tam olarak karşılanabiliyor. Şekil olarak kulağın iç kısmına yerleştirilebilen kulağın arkasında kullanılabilen gözlüğün sapında kullanılabilen tipte cihazlar mevcut. Bu biraz da dış kulak yolu çapıyla alakalı.
Biraz da işitme frekansının pes frekansta mı tiz frekansta mı olmasıyla alakalı. Bununla ilgili ayarları işitme cihazı satan merkezler ve bununla ilgilenen teknisyenler yapmakta. Bu yüzden bu cihazların uzman kontrolünde ve gerekli incelemelerin ardından kullanması gerekir. Aksi takdirde bir yarar sağlayamadığı gibi daha da kötüye gitmesine neden olabilir.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Sorunsuz Bir Hamilelik Dönemi İçin Ne Yapılmalıdır


hamileyken-yediklerinizHamilelik kutsal bir olaydır. Bir çok kadın hamile olmayı ve çocuk sahibi olup anne olmanın hayallerini kurar. Ama hamilelik çok zor bir dönemdir. Çünkü yapılabilecek herhangi bir yanlış hem bebeğin hem de annenin ölümüyle sonuçlanabilir. Yıllarca hayalini kurduğumuz, canimizdan çok sevdiğimiz bebegimizden ayrılmak aklımın ucundan bile geçmez. Ben de bu nedenle sorunsuz hamilelik için yapılabileceklere bu yazımda yer vermek istedim.
1-Bir uzmana danışın.
Hamile kalmadan önce mutlaka bir gebelik uzmanı ile görüşün. Hamileliğe, elverişli olup olmadığınızı belirleyin.
2- Bu muayene sonrasında hamilelikte yaşayabileceğiniz sıkıntıları, hamileliğe engel hastalıkları öğrenebileceksiniz.
3- Hamile iken geçireceğiniz hastalıklar bebeğe büyük zararlar verebilir, hatta bebeğin ölümüne bile yol açabilir.
4-Kilolarınızi kontrol altına alın.
Birçok anne adayının en büyük sıkıntısıdır fazla kilolar. Ama bu fazla kilolar hamileyken bebekten dolayı daha da artacaktır. Bu nedenle hamilelik Öncesi bir uzmana gidip, ideal kilonuzu öğrenmeli ve bu kiloya inmek için çalışmalar başlatmasınız. Eğer bu çalışmaların yapmamanız geri vermeyeceğini kilolar alabilirsiniz. Hiç biriniz böyle bir şeyi istemezsiniz heralde.
5- En önemli sorun: Sigara ve alkol.
Hamile kalmadan önce sigarayı bırakmalısınız. Çünkü sigaranın üzerinde taşıdığı zehirler bize verdiği zararın 10 katını bebeğe vermektedir. Bu da bebeğin sakat doğmasına neden olabilmektedir. Aynı şekilde alkol de hamileler için oldukça zararlıdır. Bu maddenin taşıdığı zehirler direk olarak bebeğe ömür boyu sahip olacağı kalıcı hasarlar verebilecektir.
6-Hastaliklarinizi kontrol altına tutun.
Hamilelik öncesinde bildiğiniz sürekli bir hastalığınıniz varsa mutlaka doktora danışın ve hamileliğinize engel olup olmayacağını sorun. Ayrıca hamilelik sırasındaki hastalıklar da son derece tehlikelidir. Bu hastalıkları önemseyin ve mutlaka doktora danişin.
6- Hamilelik sırasında beslenmeye dikkat edin.
Hamilelik sırasında aşırı yağlı ve ağır yiyecekler tüketmeyin. Bu yiyecekler tansiyonunuzun düşmesine veya hastalanmaniza yol açabilir. Bu hastaliklar bebek üzerinde derin etkiler birakacaktir. Ayrıca herşeyden düzenli ve fazlaya kaçmadan yiyerek düzenli beslenmenin gereklidir.
Sağlıklı ve sorunsuz bir hamilelik geçirmeniz dileğiyle. Bebeğiniz sizin her şeyinizdir.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Beyaz Ekmek Zararlı Mı?


beyaz ekmek Beyaz Ekmek Zararlı Mı?
Ekmek üzerine yapılan son düzenleme ile ekmek çeşitleri bulunduran işletmelere tam buğday ekmeği, tam buğday unlu ekmek ve kepekli ekmek bulundurma zorunluluğu getirildi. Böylece çeşitlik ekmek tüketimini sağlamak amaçlanmıştır. Bu beyaz ekmeği karalamak amaçlı bir karar değildir. Ürün güvenliği denilince düşünülen kriter ve kurallar açısından tam buğday ekmeği, kepek ekmeği ve beyaz ekmek arasında herhangi bir fark yoktur u nedenle beyaz ekmek zararlı, kepek ekmeğiyararlı gibi bir ifade yanlıştır. Aradaki farksa besleyicilik yönündendir. Normalde un buğdayın içinden elde edilir.Buğdayın dışındaki kabuk kepekte, üremesini sağlayan ruşeymde ayrılan bölümdür. Halbuki iki kısımda oldukça besleyicidir ve lifçe de zengindir. Bu iki kısmı da belli oranda ekmeğe kattığınızda hem daha besleyici bir ekmek elde edilmiş olur hem de bu ekmek sindirim sistemini daha kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olur.
Bu ekmeklerin yanı sıra çavdar ekmeği gibi ekmekleri de belli oranda tüketmek çeşitlilik yapmak faydalı olacaktır. Ekmek türünün seçiminden daha önemli bir nokta ise ekmeğin uygun koşullarda üretilip üretilmediği konusu. Üretim koşullarının sağlıklı hale getirilmesi ekmek tipinin belirlenmesinden daha önemli olduğu için öncelikle sağlık koşullarına uygun bir üretim yeri bulup daha sonra ekmek çeşidine karar vermek mantıklı olacaktır. Yetkililerinde ekmek çeşidinden çok ekmeğin üretim şartlarını iyileştirmeleri daha önemli bir konu.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Hangi Egzersiz Kaç Kalori Yaktırır?


Birçok egzersiz deniyor fakat hala kilo veremiyorsanız bunun tek nedeni hangi egzersizi ne kadar süre ile yapmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz. Eğer kendiniz için vücudunuza göre doğru egzersizleri seçer ve doğru sürelerde düzenli olarak uygularsanız kısa sürede farkı hissedeceksiniz. Günlük hayatta nefes alıp vermek bile kalori harcamamızı sağlıyor aslında. Fakat bu kalori yakımını hızlandırmak da yine bizim elimizde.
Kadınların erkeklerden daha az kasa sahip olmaları ve vücutlarının daha küçük yapıda olması erkeklere göre kalori yakımımızı azaltıyor maalesef. Aynı egzersizi aynı süre yapan bir kadın ve bir erkek kesinlikle aynı miktarda kalori yakamazlar. Erkekler daha fazla kas oranına sahip oldukları için kadınlardan daha fazla kalori yakabilirler. Yani kas oranınızı arttırdıkça yakacağınız kalori miktarı da artacaktır. Egzersiz ve yakılan kaloriler ise ortalama olarak şu düzeydedir:
  • Yarım saat koşu 450 kalori
  • 1 saat bisiklet 650 kalori
  • Yarım saat kürek çekmek 300 kalori
  • 1 saat tenis ve ya badminton 550 kalori
  • 1 saat aerobik 450 kalori
egzersiz ve kalori Hangi Egzersiz Kaç Kalori Yaktırır?
Daha önce söylediğimiz gibi bu kaloriler kişiye göre değişmektedir. Kilonuza göre kaç kalori yaktığınızı ise her egzersiz için farklı olan katsayıyı, egzersiz saatiniz ile ve kilonuzla çarparak bulabilirsiniz. Yavaş tempoda bir koşu için katsayı 2.5, dans için 5, koşma için 6, tenis içinse katsayı 4.5 olarak alınabilir. Buna göre 2 saat dans eden 50 kilo biri 50*2*5 hesabından 500 kalori yakabilir.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Astım Nedir? Nasıl Ortaya Çıkar?


astım hastalığı Astım Nedir? Nasıl Ortaya Çıkar?Akciğerlere hava taşıyan bronşların aşırı duyarlı olması ve çevresel etkenler sonucu daralması hastalığına astım denir. En önemli belirtisi hastanın nefes alıp verirken zorlanmasıdır. Hem kalıtsal hem de çevresel faktörler astımın ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Genetik yatkınlık hastada bulunur ve çevresel faktörler sonucu da hasta solunum da güçlük çeker, astım krizleri ortaya çıkar. Bu çevresel faktörler arasında solunum yolu enfeksiyonları, sigara dumanı, tüylü hayvanlar, sisli kirli hava, ağır kokular, stres, soğuk hava ve temizlik malzemelerinin çok kullanılması sayılabilir.
Astımın belirtileri; hırıltı, göğüste sıkışma şikayetleri, öksürük gibi şikayetler haftada bir kereden daha fazla ve bir kereden daha sık tekrarlıyorsa, geceleri uyandıracak kadar güçlü haldeyse, dudak ve tırnaklarda morarma, konuşma güçlüğü varsa, kalp çarpıntısı, yürüme zorluğu, soğuk algınlığı sonucu kriz halinde gelen öksürük, nabzın hızlanması, öksürüğün göğüs darlığına sebep olması, nefes alış verişte bir ıslık hissi, göğüste tıkanıklık olarak sıralanabilir.
Astım tanısı, hastanın şikayetleri göz önüne alınarak ve muayene sonucu konulur. Erken tanı çok önemlidir. Hastalık dikkate alınmaz ve tedaviye başlanmazsa hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur ancak hastalığın belirtilerini en aza indirecek ve yaşam kalitesini en yüksek tutabilecek çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Hasta öncelikle alerjisi bulunan maddelerden ve ya astımını tetikleyen ortamlardan uzak durur. Daha sonra ise ağız yolu ile alınan sprey ve toz şeklindeki ilaçların kullanımına başlar.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Selülit Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?


selülit tedavisi Selülit Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?Selülit daha çok kadın sorunudur fakat androjen hormonu eksikliği veya yetmezliği olan veya kilo sorunu olan erkeklerde de görülebilir. Selülit sadece şişmanların sorunu değildir, zayıf kişilerde de görülebilir. Oluş nedenleri; cilt alt bağında katmanlı görünmeye sebep olan gevşeklik, su tutumu, genetik yatkınlık, hormonal bozukluk, cilt altı yağ tutulumunun artması sayılabilir. Selülitin çeşitli evreleri vardır. Sadece kaslarınızı kastığınızda ya da iki parmağınızla sıkıştırdığınızda ortaya çıkıyorsa evre 1, normalde görünüyor kaslarınızı kastığınızda çukurlaşıyorsa evre 2, hem çukur hem de sertlikler varsa ve ağrı da hissediyorsanız evre 3 tesiniz.
Tedavi içinse öncelikle sizde selülite sebep olan etken bulunmalı ve ona göre bir tedavi izlenmelidir. Bu nedenle selülit için tek bir çözüm bulunmamaktadır. Doktorunuza danışarak başladığınız çeşitli masaj ya da ışın tedavilerine ek olarak bir beslenme programına uymakta selülitlerinizden kurtulmanızda size faydalı olacaktır. Bölgesel işlemlerde bir diyet programı uygulanmadığı taktirde vücudumuzun başka yerleri bozulma yaşayabilir. Bu nedenle bir beslenme programına uymak sağlığınız açısından da önemlidir.
Selülitin başlıca sebebi olan dolaşım bozukluğu için lenf drenaj masajı ise şarttır. Bu masajın uzmanlarca yapılması ise şarttır. Yanlış uygulamalar sarkmalara, kalçada düşüklüğe, selülitlerde artmaya sebep olabilir. Bilinçsiz uygulamanın uzun sürede etkisi ne yazık ki olduğunuz durumdan da kötü hale gelmenize sebep olacaktır. Masaj sonrasında uygulanan mezoterapi ve karboksiterapi ile toksinlerden de kurtularak daha etkili bir tedavi sağlayabilirsiniz.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum

Deri Çatlaklarına Ne iyi Gelir?


deri çatlakları Deri Çatlaklarına Ne iyi Gelir?Cilt çatlakları giderilmesi en zor sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Bu çatlakların oluşma sebebi ise cildin gerilmesi, büyümesi, adapte olamaması sonucu oluşan lif kırılma ve kopmalarıdır. Ciltte bulunan hücreler tüm vücudumuzda birbirlerine bağlarla tutunarak bir bütünlük oluştururlar. Bu hücreler kollajen ve elastik lifler üreterek cildin ikinci tabakasında bulunan dermiste bağ dokusunu oluşturarak burada daha sağlam lifler haline gelirler. Bu liflerin ve hücreler arasın gerilmenin aşırı artması sonucuda hücreler bu gerilime dayanamadığı için bu bölgelerde yarıklar yani çatlaklar oluşur.
Genellikle iki çeşit çatlak problemi vardır. Birincisi ince çizgilerden oluşan fakat ciltte çöküntü şeklinde olmayan cildin doğal renginden daha açık tonda görülen çizgilerden oluşan çatlaklar, ikinci ise pembeden açık kırmızıya değişen renklerde ciltten çökük konumda ve çökük kısımların daha ince, parlak, sedef görünümünde oluşan çatlaklardır. Tedavi yöntemleri ise her iki çatlak çeşidinde de aynıdır fakat ciltten çökük durumda olan ikinci tipin tedavisi biraz daha karmaşık ve başarı şansı daha düşüktür. Ortak tedavi cildin yenilenmesini sağlamaya yöneliktir. Bu amaçla da kimyasal peeling, mekanik peeling, fraksiyonel lazer uygulamaları, radyofrekans yöntemleri kullanılmaktadır. Fakat şunu da söylemeliyiz ki çatlaklar ciltte oluşan bir deformasyon olduğu için iki tipinde kesin çözüme ulaşması ve çatlakların tamamen yok olması çok mümkün değildir. Fakat tercih edilmesi gereken tedaviler genel olarak cildi ve hücreleri yenileyici, yapıcı tedavilerden seçilmelidir.
DEVAMINI OKU apk file 0 yorum