Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012 yılı verilerine göre, dünyada 225 milyon Tip 2 diyabetli var. Bu rakamın 2025 yılında 443 milyon civarına çıkacağı tahmin ediliyor. Ömür boyu süren şeker hastalığı, kişiyi günlük yaşamında oldukça zorluyor.

Akdeniz Ü. Tıp Fak. Gen. Cer. Abd Üyesi Prof. Dr. Güner Öğünç;
“Şeker hastası olmak demek ömür boyu hastalıklı olmak demek. Yani kişi ömür boyu ilaç kullanacak. Bunlar hap şeklinde olan ilaçlar olabilir, insülin şeklinde iğne yapması gerekebilir. Yine tüm yaşamı boyunca diyet yapmak mecburiyetindedir. Ve tüm yaşamı boyunca spor yapmak mecburiyetindedir” diye konuştu.
Hasta tüm bu kurallara uysa da zamanla bazı organlarında tahribat meydana gelebiliyor.
Öğünç; “Sadece şeker hastalığı, kişinin şekerinin kan şekerinin yüksek olması anlamına gelmiyor. Tepeden tırnağa pek çok organı etkileyebiliyor. Bunların başında da en fazla etkilediği organ böbrekler ve göz. Yine böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden birisi şeker hastalığı” şeklinde konuştu.
İstanbul’da özel bir hastane ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uygulanan ameliyat yöntemi bu hastalara umut oldu.
Obezite cerrahisi sırasında uygulanan ameliyat yöntemiyle, kişinin Tip 2 diyabetten kurtulduğu gözlendi.
Bunun üzerine uzmanlar, Tip 2 diyabetli olan kişilerde de bu yöntemi uygulamaya başladı.
Güner Öğünç; ” Alınan gıdalar mideden sonra 12 parmak bağırsağına geçiyor ve oradaki bir takım enzimlerle temas ediyor. Pankreas salgısı da aynı şekilde. Biz burada pankreas salgısının yerini değiştiriyoruz. Diğer taraftan alınan gıdaların ince bağırsakta temas ettikleri yeri değiştiriyoruz. Ve bunun sonucunda da yaklaşık çok kısa sürede bir hafta on günde şeker hastalığı düzeliyor” dedi.
Ameliyat, şeker hastalarına umut vaad ediyor.














Akciğerlere hava taşıyan bronşların aşırı duyarlı olması ve çevresel etkenler sonucu daralması hastalığına astım denir. En önemli belirtisi hastanın nefes alıp verirken zorlanmasıdır. Hem kalıtsal hem de çevresel faktörler astımın ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Selülit daha çok kadın sorunudur fakat androjen hormonu eksikliği veya yetmezliği olan veya kilo sorunu olan erkeklerde de görülebilir. Selülit sadece şişmanların sorunu değildir, zayıf kişilerde de görülebilir. Oluş nedenleri; cilt alt bağında katmanlı görünmeye sebep olan gevşeklik, su tutumu, genetik yatkınlık, hormonal bozukluk, cilt altı yağ tutulumunun artması sayılabilir. Selülitin çeşitli evreleri vardır. Sadece kaslarınızı kastığınızda ya da iki parmağınızla sıkıştırdığınızda ortaya çıkıyorsa evre 1, normalde görünüyor kaslarınızı kastığınızda çukurlaşıyorsa evre 2, hem çukur hem de sertlikler varsa ve ağrı da hissediyorsanız evre 3 tesiniz.
Cilt çatlakları giderilmesi en zor sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Bu çatlakların oluşma sebebi ise cildin gerilmesi, büyümesi, adapte olamaması sonucu oluşan lif kırılma ve kopmalarıdır. Ciltte bulunan hücreler tüm vücudumuzda birbirlerine bağlarla tutunarak bir bütünlük oluştururlar. Bu hücreler kollajen ve elastik lifler üreterek cildin ikinci tabakasında bulunan dermiste bağ dokusunu oluşturarak burada daha sağlam lifler haline gelirler. Bu liflerin ve hücreler arasın gerilmenin aşırı artması sonucuda hücreler bu gerilime dayanamadığı için bu bölgelerde yarıklar yani çatlaklar oluşur.